SALATANIN GELECEĞİNE BİR BAKIŞ

Dünya da üretilen gıdanın % 30’u Türkiye de  ise üretilen gıdanın % 40’ı her yıl  çöpe gidiyor. Çöpe atılan gıda ürünlerinin başında sebzeler geliyor. 26.000.000 ton gıda her yıl Türkiye de çöpe gidiyor. Bu konuda Avrupa da 3. Sıradayız. Yere düşen ekmeği öpüp alnına koyan bir kültür olmanın yanında, yıllık atık gıda rakamları bu durumda…

Üretimde zayiat oranı %40 oranında yani 10 kg üretilen bir domatesin 4 kg’ı, daha üretim aşamasında çöpe gidiyor. Bunun yanında gıdanın nakli sırasında, marketlerde ve son olarak da evlerimizdeki zayiat zinciri ile bu rakamları yakalamak pek şaşırtıcı olmasa gerek.

İsrafın boyutları maalesef ki bununla da sınırlı değil. Tüm bu ürünlerin üretimi için su kullanıyoruz ve Dünyadaki suyun sadece %2.5’u kullanılabilir su iken tarımda biz bu %2.5’un %74’ünü kullanıyoruz. Dolayısıyla 10 kg domates üretirken çöpe attığımız 4 kg için de su kullandık ve bu suyu da direk olarak israf ettik.

Tüm Dünyada bugün konveksiyonel tarım uygulaması yapılıyor. Yani aynı araziye sürekli olarak aynı ürünü üretmek üzere ekim yapılıyor. Toprakta çeşitlilik yok oluyor. Toprak hep aynı mineralleri üretiyor öyle olunca da zayıflayıp ölüyor. Toprak ölünce de eksik kalan mineraller, dışardan sentetik kimyasallar ile takviye ediliyor. Toprak ise bu sentetik kimyasalı nasıl parçalayacağını bilemiyor ve bu kimyasallar yer altı sularına karışarak denizlere gidiyor. Denizlerden balıklara geçiyor ve bizde o balıkları afiyetle yiyoruz. Kimyasallar eklenmiş toprakta üretilen sebzeleri de afiyetle yiyoruz. Biz hem üretim sırasında gıdanın içine işleyen kimyasalları hem de sulardan aktarılan deniz ürünlerinden kimyasalları bünyemize alıyoruz.

Sağlıklı beslendiğimizi zannederken kendimizi zehirliyoruz. Bir salatalık ne kadar zehirli olabilir ki? Sorusunun cevabını böylelikle verdik…

Salatanın geleceği ise bu noktada ikiye ayrılıyor…

Ya zehir zinciri gün geçtikçe artmaya devam edecek ya da bir dur diyeceğiz. Şimdi nasıl dur diyeceğiz sorusu akıllarda… Kendimiz üretim faaliyetlerinin içerisine girerek bu duruma bir dur deyip salatanın geleceğini şekillendirebiliriz.

 Buzdolaplarında sebzelik yerine sebze üretim dolaplarını, bitki dolaplarını evlerimizin inşası sırasında tasarlanıp, altyapı tesisat gibi hizmetler en başında hazırlanacak.

Mutfakların tasarımları sırasında evde buzdolabı fırın ocak yeri düzenleyen mimarlar bitki üretim dolapları için de bir konumlandırma yapacak. Fransız pencere önleri mermer kaplama korkuluk yapılıp geçilmek yerine bitki üretim alanları olacak, duvarlarımız alçı sıva boya kaplı mekan ayırıcı bölümler olmanın yanında bitki üretim alanları olacak. Böylelikle dalında taze bir şekilde tüketiyor olacağız, zayiat zincirini kıracağız, kimyasallardan uzaklaşıyor olacağız.   

Leave a Comment